About

Türk Görsel Sanatlar Piyasasında gerçeklerin ortaya çıkmasını amaçlayan  sitemizde, bugüne kadar sanat piyasamızda konuşulan fakat medya tarafından gerektiği gibi dile getirilmeyen açılara değiniyoruz.

Sitemiz yanıt hakkı doğduklarına inanan sanatçılarımıza da açıktır. Sitemizde herhangi bir yanlışı görüyorsanız açıkça gerekçesi ve belgeleri ile lütfen bize ulaştırın. Sitemizin yorum kısımlarında size yeteri kadar yanıt hakkı verilmektedir ve suç unsuru ortaya koymayan her türlü yorum, yanıt sitemizde yer alacaktır. Hatta isteyen yorumcular veya yanıt hakkı doğduğuna inananlar, bize mail adreslerini de ulaştırırsa daha geniş olarak kendilerini bilgilendirebiliriz.

Türkiye’deki tüm sözde sanat uzmanlarına, sanat yazarlarına, galerilere, sanat müüzelerine, kendi kendilerine küratör ünvanı verdirterek,  kendilerini sanatın aristokratları sananlara şunu söylemek isteriz, bbu site sizden daha da uzmanların geniş araştırmalarıyla  gerçekleştirilmiştir ve  Türkiye’de Görsel Sanatlar Piyasas’nda yer alan ve alacak olan haberleri, yorumları ve araştırmaları kesinlikle çürütemeyeceksiniz. Bu yüzden yanıt ve yorum almayacak olan yazıların kabul edildiğini var sayacağız. 

Saygılarımızla

Türkiye’de Görsel Sanatlar Piyasası

11 thoughts on “About”

  1. Tebrik ediyorum, yazılarınızı okudum ve sizlere katılıyorum.
    Ben de benzeri eleştirileri yazılarımda sürekli dile getiriyorum, fakat tabiki yetersiz kalıyordum. Sitenizin varlığını keşfettiğimde, inanın çok mutlu oldum. Sanatı eleştirmek hemde acımasızca, hiç torpilsiz eleştirmek gerekiyor. Türkiye, sanat alanında bundan mahrum. Sizin varlığınızla bir şeylerin değişip, gelişeceğine inanıyorum. Yolunuz açık olsun.

    Sevim Ünal
    Antwerpen-Belçika

  2. Merhaba
    Evime Türk bir ressamın eserini satın almak istiyorum. İstanbul’a gelip sergi gezme imkanım yok. Bütçem sınırlı zira orta halli bir insanım. Yol gösterirseniz sevinirim.
    Selamlar

    • art4critic said:

      Sayın Öztürk, talebinizi bilgisine ve deneyimine güvendiğimiz bir sanat adamına yönlendirdik, size faydalı olacağına inanıyoruz. Blogumuza gösterdiğiniz ilgiden dolayı teşekkür ederiz. Bu arada (Belgium Liege Seraing) Belçika’ya selamlar

      http://www.turkishartmarket.com

  3. hikmet çetinkaya said:

    SANATÇININ PROFESÖRÜ..

    Uzun zamandır gördüğüm, birçok sanatçının etkinlik davetiyesinde, isminin başında bir takım unvanlarının olması. Prof. Dr. falanca kişinin veya Doç. Dr. filanca kişinin resim sergisi gibi eklemeler, ulamalar. Doğrusu ise, sanatçı isminin başında veya sonunda bir unvanının olmayışıdır. Sade, yalın, katıksız ve takısız sadece eseri üretenin, yani resim yapan kişinin adı, soyadı veya takma adı vardır. Örneğin, Mustafa Ayaz’ın, Komet’in (Gürkan Coşkun) resim sergisi veya etkinliği gibi. Bu yeterlidir.

    Türk resim sanatında usta sanatçılarımızdan, İbrahim Çallı, Hikmet Onat, Sami Yetik, Nazmi Ziya; çağımız sanatçılarından ise, Devrim Erbil, Ergin İnan, Adnan Çoker, Adnan Turanî, Turan Erol, Mustafa Ayaz, Yalçın Gökçebağ, Kayıhan Keskinok gibi büyük ustaların isminin başında bir unvan göremezsiniz. Çünkü onlar sadece “Sanatçıdır” hem de “Usta – Üstat Sanatçıdır” isminin başında veya sonunda bir unvana gerek duymazlar. Bunların profesörlüğü ve unvanları isminin başında yer almaz, yapıtlarının, eserlerinin içerisinde, tadında, anlatımında, ifadesindedir…

    Mimar Sinan (Sinaneddin Yusuf – Abdulmennan oğlu Sinan) Profesör değildi, kendi gelişmişliğini çıraklık, kalfalık ve ustalık (Üstatlık) olarak sınıflandırmıştır. Yani Usta Sinan olmuştur… C.Monet, P.Cezzanne, P.Gaugen, V.Van Gogh’ da Profesör değildi. Aynı şekilde P.Picasso’da. Hem kulağımıza da hoş gelmiyor, Prof. Mimar Sinan veya Prof. Picasso.

    Profesörün sözlük anlamı “Bir sanat ya da bilim dalında en yüksek düzeyde uzman” anlamına gelir. Latinceden Türkçeye girmiştir. Uzun yazım biçimi “profesör” ile bir unvan olarak ilk kez 1706 yılında, kısa yazım biçimi “prof.” ile 1838 yılında kullanılmaya başlanmıştır.
    İsminin önünde akademik unvan olan herkes bilim insanıdır. Örneğin araştırma görevlileri, doktor, doçent ve özellikle de profesörlerin hepsi bilimle haşır neşirdir. Onlar eğitimcidir, araştırmacıdır ve çok okur çok yazarlar. Yani kısaca bilimle uğraşan, kendilerini bilime adamış insanlardır.

    Sonuçta; sanatçının, sanat üreten kişinin Profesörü, Doçenti, Eğitimcisi veya Araştırmacısı olmaz, bu gibi takılara da ihtiyaç duymaz. Onun aldığı eğitim, deneyim, bilimsellik yani akademisyenlik yaptığı resmin, kullandığı boyanın, kurguladığı kompozisyonun içerisinde vardır. Resim yapıtının kendisi konuşur, bağırır zaten. Sanatçı ürettiği eserin içini tam dolduramadığı, gerekli bilgiyi içine koyamadığı için mi, eksik kalan kısımları da isminin başına aldığı takılarla dolduruyor?

    Sanatçının çıraklık, kalfalık ve ustalık dönemi vardır. Bu unvanı da kendisi belirleyemez, ben kalfayım veya ustayım diyemez. Bu unvanları yani sanattaki duruşunu, olgunluğunu sanattaki sürecini, yaptığı resim sayısı, açtığı sergiler, koleksiyonlara verebildiği eser, sanata verdiği emek yılı, sanattaki özgünlüğü belirler.

    Daha somut bir dille ifade edersek, okuduğu kitaplar, verdiği tezler, yazdığı makaleler o kişinin Profesörlüğü için birer merdiven basamağıdır. İşin teorik, bilim aşaması Profesörlüktür. Bu akademisyenliğini ürettiğin eserin içerisinde kullan, isminin başında değil.

    Sevgilerimle..

    HİKMET ÇETİNKAYA
    MAYIS 2013 ANKARA

  4. Türkiyede yasayan Ressamlar KITSCH kelimesinin anlamini kavyaramadigindan, sorunlu ve bir o kadarda preblemli isler ortaya cikiyor. Umarim siz KITSCH kelimesine deginir kavrami örneklendirerek anlatirsiniz.

    • art4critic said:

      Vikipedi, özgür ansiklopedi

      Kitsch bir kedi.
      Kitsch (‘Kiç’ diye okunur), var olan bir tarzın aşağı bir kopyası olan sanatı sınıflandırmak, ifade etmek için kullanılan Almanca bir terimdir. Bu terim ayrıca, kibirli ve bayağı bir tada sahip şeylere ve ticari kaygılarla üretilmiş olan banal, rüküş ve sıkıcı ürünlere gönderme yaparken de kullanılır.

    • art4critic said:

      Yüksel kardeşim Kitsch kavramı nasılsa bizim sanat piyasamızda farklı kabul görmüştür bu yüzden de sanat piyasasına sunulan sözde sanat eserlerinin büyük bir kısmı bu kavramı da vurguluyor… Ve biz bu duruma Kitsch sanatın Kitsch sanat piyasası oluşmuştur yapacak bir şey yoktur hepsine Kitsch yaşamlarına başarılar dileriz demekten başka bir yol bulamıyoruz…

  5. Rana Kelleci said:

    Merhaba,

    Ben bulamadim ama sitenizi Facebook uzerinden veya mail ile takip etme sansimiz var midir? Bu sekilde daha sik karsilasip okuma sansimiz olur paylastiklarinizi.

    Tesekkurler..

    • art4critic said:

      Merhaba,
      Facebook ortamında ‘contemporary museum of art’, ‘Art Platform’, Edebiyat Platformu’, gerçek sanat ve sanat severler’ grupları ve bir çok farklı gruplarda da paylaşılarak duyurulmaktadır.

  6. 45 senedir Sanatım’la yaşamımı sürdürüyorum ve nihayetinde “çocuk küratörlerden”, “tüccar galerilerden”, “bilincsiz koleksiyonerlerden”, onca senedir korumuş olduğum bağımsızlığımı ARThill ile kanıtladım: http://www.arthill.org
    Ender Güzey

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s