Dikkatten Kaçanlar

ATÖLYE ZİYARETİ

Kendi sanat dünyasını oluşturan bir naif: BAYRAM GÜMÜŞ.

Görsel sanatlar piyasamızın giderek daha da çarpıklaşması karşısında bazı sanatçılarımız, kendi kurdukları sanat dünyalarında üretmeye devam ediyorloar. Bu sanatçılardan biri de Bayram Gümüş. Sanat piyasamızda Bayram Gümüş kamyoncu olarak bilinir ve sanki insan kamyoncu olunca sanat yeteneği ortaya çıkmazmış gibi bir anlayış var. Oysa Bayram Gümüş naif bir ressam olarak kendi kurduğu özel sanat dünyasında özgün işler üreterek, sanat yatırımcılarının da ilgisi çekti. ŞU ANDA SANATÇININ DÜNYANIN BİR ÇOK ÜLKESİNDE ÖNEMLİ KOLEKSİYONLARA GİRMİŞ ESERLERİ BULUNMAKTADIR.

IMG_4996 BAYRAM gÜMÜŞ ATÖLYESİNDE ÇALIŞIRKEN

Bayram Gümüş’ü kamyoncu olarak yorumlamaya çalışan cahiller ampulü icat eden Edison’un gazete dağıtıcılığı, telgrafçılık yaptığını bilmezler mi… Bayram Gümüş’ün atölyesini ziyaret ettiğimizde sanatçının kendi geliştirdiği bir teknikle modern gravüürler yaptığını saptadık ki, ülkemizde pek az görsel sanatçı aynı kaygılarla çalışmakta ve bunların sayısı bir elin parmaklarını geçmemektedir.

IMG_4999

Sanatçı genel olarak İstanbul çalışmalarıyla bilinmekte ve yaptığı  büyük boy resimleri ülkemizin ünlü bir çok firmasının da koleksiyonunda bulunmaktadır.

IMG_5006 IMG_5005

 

__________________________________________________________

MİMAR SİNAN GÜZEL SANATLAR FAKÜLTESİNDE ASİSTANLIK SINAVI İPTALİ İDDİASI?

TAM-İstanbul-Gökmen Aldoğan (Özel)

Mimar Sinan Güzel Sanatlar fakültesi resim bölümüne alınacak olan bir asistan ile ilgili olarak yapılan sınavın, iptal edilmiş olduğu iddiası öğrenciler arasında dolaşıyor.

Okulda öğrenciler arasında dolaşan haberlere göre, asistanlık sınavının rektör tarafından iptal edildiği iddia ediliyor.

haber

Sınav iptal edildiyse, iptale neden olan neydi?

İddialara göre sınav soruları önceden verildi mi?

Sınav sonucu iptal ile neticelendiyse, neden rektörlük konu ile ilgili bir açıklama yapmıyor…

Elbette ki bu tür iddialar doğrulanana kadar sadece iddiadır. Mimar Sinan Güzel Sanatlar Fakülltesi rektörlüğünün yapacağı açıklamayla, doğru habere ulaşmak mümkün olacaktır.

_________________________________________________________

HOVERBOARDS BİR ÇAĞDAŞ SANAT PERFORMANS ÜRÜNÜ

Gökmen Aldoğan

Ünlü Hollywood yapımı Back The Future filminin uçan  skateboard’ı gerçek oldu. Şubat ayında tanıtımı yapılan uçan kay kay bir çağdaş sanat performans ürünü gibi…

IMG_0599 IMG_0605

UÇAN KAY KAYI İZLEMEK İÇİN LÜTFEN LİNKE TIKLAYINIZ:http://www.highsnobiety.com/2014/03/04/doc-brown-tony-hawk-introduce-the-world-to-real-hoverboards/ 

IMG_0604 IMG_0598

———————————————————————————-

YETENEK SİZSİNİZ PROGRAMI İLE GÖRSEL SANATLAR KOMEDİSİ…

Gökmen Aldoğan

Ülkem her şeyiyle sürprizler yaratılan ülkem.

At izinin iti izine karışmış olduğu ülkem.

Kimin eli kimin cebinde belli deği…

“Yetenek sizsiniz” adlı tv yarışma programı ve programda yer alan ülkenin görsel sanatlar üstün yetenekleri(!)

Hani insan hiç değilse sanat konusunda daha dikkatli olunmasını arzu eder ya sanki alay edercesine, 75 milyonluk ülkemizin insanlarının karşısında sanatı da farklı göstermeye çalışıyorlar.

Evet yetenek sizsiniz yarışmasında hangi yarışmacı sanat yeteneği(!) ile çıktıysa bin bir türlü övgüler aldı ve televizyon başında izleyenler, yarışma salonunu doldurmuş olanlar zannettiler ki sanat denilen şey, yetenek sizsiniz yarışmasında sunulanlardır.

Aslında herhangi bir atölyede ders alarak öğrenilecek bazı amatör teknikler, üstün yetenekmiş gibi gösterilerek sanatın anlamı da ucuzlaştırıldı. Acun Ilıcalı eğer ki programında sanat yetenekleri göstermek istiyorsa sanat piyasasından misafir sanatçı olarak performans yapabilecek olan gerçek ustaları davet etmeye çalışırdı. Ve böylece yarışma dışı olarak programı izleyenlere programında sanat ziyafeti de çekmiş olurdu.

images

Öncelikle yetenek nedir ve nasıl ortaya konulur. Jürinin bunu iyice algılamış olması gerekmez mi. Jüri üyelerinden birisi sahne sanatları ve sinema konusunda, diğeri tiyatro konusunda Acun Ilıcalı da sahne sanatları konusunda jüri üyeliği yapabilirler fakat, görsel sanatlar konusunda neyin sanat neyin yetenek ve neyin ise sadece basit bir gösteri olduğunu saptayacak deneyime sahip olmadıklarını düşünüyorum. Bu durumda 75 milyonluk ülkemizin televizyon başındaki insanlarını, sanat açısından yanlış yönlendirecek bir tavır ortaya konulmuş olduğunu söyleyebiliriz.

Neyse ki yarışmanın sonunda birinciliği kazanan Bilal Avcı ve Uğur Karameşe gerçekten sğper bir yetenek ortaya koydular da, finalde sanat adına(!) ortaya konulan amatör sahne bir anda unutuldu…

________________________________________________________________

GÖRSEL SANATLARDA KARMA-KARIŞIKLIK BİR KAVRAM MI?

Gökmen Aldoğan

Bulunduğumuz coğrafyanın huyundan mı, yoksa suyundan mı bilmem, kebap denilince insanlar karışık olanı tercih ediyor. Ülkemizde kadına şiddet olaylarında pırlanta yüzük yerine, bıçak darbeleri tercih ediliyor: sevgiyi, aşkı anlatabilmek için.

Bir başka ülkede hangi bayramda trafikte ne kadar insanın öleceğinin tahmini yapılmıyor sanırım. Karmakarışık olaylar, karma karışık ilişkiler ve karma-karışık sanat. Biz bu karma-karışıklığın içinden bir türlü çıkamıyoruz. Belki siz değerli izleyicilerimiz bize fikirler verebilir, mantığını açıklayabilir ve neden ülkemizde kendileri olamayanların prim yapabildiği konusunda bilgi sahibi olmuş oluruz. Çünkü gerçekten biz karma-karışık sanatın yeni bir kavram olduğkonusunda bir mkarara varacağız ve bu karma-karışıkları, karma-karışık kavramcılar olarak ilan edeceğiz. Belki de karma-karışık sanat kavramı yeni bir sanat kavramıdır ve bize özgüdür, mutlaka sahip çıkmalı ve sonrasında da, post karma-karışık kavrama gitmeliyiz. Oturdu bu isim bence: Post Karma-Karışık, 21 Century’s Turkish Art.

ANLADINIZ SİZ!

balkan-naci-islimyeli-18Balkan Naci İslimiyeli

Ernst Heinrich Haeckel  1 Ernst Heinrich Haeckel

Ernst Heinrich Haeckel4

Ernst Heinrich Haeckel

imageHandlerBeta BALKAN NACI

Balkan Naci İslimyeli

Ernst Heinrich Haeckel6

Ernst Heinrich Haeckel

1097970_10151845800744042_598459839_n

Selma Gürbüz

600214_10200900535023493_413002233_n

Sait Zaimkeleş

Destroy-the-Picture-MCA-Chicago-5Lee Bontecou, Untitled, 1962

Destroy-the-Picture-MCA-Chicago-5Lee Bontecou, 1962

REFLEX-4 cANAN tOLON

Reflex-4-Canan Tolon

80_2738_ph_web

Mohsen Azizi İran’lı ünlü bir çağdaş sanatçı. YORUMSUZ…

______________________________________________________________________________________

BENZERLİKLER, ETKİLENMELER, AKTARMALAR, ARAKLAMALAR… ACABA BU KELİMELERİN HANGİSİ DOĞRU?

Gökmen Aldoğan

CDA Galeride yer alan bir sergiden, Amerika’daki bir sergiye uzanan benzerlik bir izleyicimiz tarafından fark edilerek bize ulaştırıldı. Aslında fazla bir yoruma gerek yoktur: temel bir eğitimden yoksun olarak yetiştirilen öğrenciler, okulu bitirdikten sonra da ‘sizler en büyüksünüz’ diye gaza getirilirse bu tür benzerlikleri her zaman yaşayacağız… Sanatın temelini kavratmadan, felsefenin temel ilkelerine atlayan eğitim sistemi, güzel sanatlar fakültelerine devam eden öğrencileri yanlış bir şekilde programlayarak, sanat ortamına panik içinde zıplayan bir çok sanatçı adayını gönderiyor. Bir zamanlar dünyanın ünlü görsel sanat uzmanları 8 yılda sanatçı olunmaz iddiasındaydılar ve ne oldu da şimdilerde bir yılda veya -1 yılda genç sanatçılar piyasaya yönlendirilmeye başlandı. Gençlerin desteklenmesinden yanayız fakat yanlış yönlendirilerek, daha kanat açmadan uçmaya bırakılmaları biraz garip kaçıyor. Bu durumdan da sanatçı adayları değil, kötü niyetli sanat tacirleri yararlanabiliyor, zamansız kanat çırpmaya çalışarak büyük fiyatlarla piyasada boy gösteren bazı genç sanatçılar ise bir müddet sonra stresin ortasında buluyorlar kendilerini. İşte aşağıda size yeni bir örnek daha. Lütfen yorumlayın!

benzerlikler

—————————————————————————————————

TurkishArtMarket.com siz sanatçılarımızın sorunlarına çözüm arıyor: Bize yazın yayınlayalım.

TurkishArtMarket.com tam 3 yıldan beri yayında ve  3 yıl görsel sanatlarımız konusunda  toparladığı dosyalar ile yayınını sürdürmektedir.

Araştırmacı gazetecilik mantığı ile görsel sanatlar piyasamızın gözü, kulağı olmayı amaç edinen sitemiz, doğrunun ve doğruların yanında olarak sanatçılarımızın ve sanat kurumlarının da sorunlarına rehber olacaktır.

Sanatçının bir başka Constitution çalışması. Nasıl da ülkemzide ki Anayasa tartışmalarını vurgulamış.

Yaptığımız araştırma sonucunda sanatçılarımızın isim vererek sorunların üzerine gitmekten çekindikleri ortaya çıkmıştır. Bu durumu göz önünde bulunduran TurkishArtMarket.com,  bize gelen iletileri sorgularken kesinlikle kaynağını açıklamayacaktır. Ayrıca bize duyuru yapmak isteyenler rumuz ile de müracaat edebilirler ve önerecekleri konuları zaten belli bir araştırmamızla teyit  edildikten sonra yayına alınacaktır…

TurkishArtMarket.com

_________________________________________________________________

Görsel sanatlar konusunda gündeme gelen haberlerin PR şirketleri veya eş dost hatırı ile medyada yer aldığını biliyoruz. Bu nedenle TurkishArt Market.com olarak, sam amcaları omadan başarı elde etmiş sanatçılarımızı ve sanat piyasasında yer alan fısıltılara blogumuzda yer vereceğiz. BİZİ TAKİP EDİN!
____________________________________________________________________________

James Verbicky (1973 DOĞUMLU kANADALI SANATÇI)

Gökmen Aldoğan 

VE  EBRU UYGUN ÜLKEMİZDE  EN ÇOK SATAN İLK 10’DA. GÖRDÜĞÜMÜZ ZAMAN KAFAMIZA TAKILDI ACABA KİM KİMDEN ETKİLENMİŞ. Dikkatlerden kaçan bu duruma acaba sanatçılar, sanatçıların menajerleri veya galerileri ne diyecek acaba. Ebru Uygun’un doğum tarihini bilmdiğimiz için yazamıyoruz, okuyucularımız kusura bakmasın öğrendiğimizde  bu eksikliği gidermeye söz veriyoruz.

example-1464-2-88247347

EBRU UYGUN

1633

EBRU YUGUN

artwork_images_140172_739636_james-verbickyJames Verbicky

artwork_images_140172_739619_james-verbicky

James Verbicky

31501323650771-JamesVerbickyBlitz2mixedmediaonpanel60x702011MadisonGallery

James Verbicky

__________________________________________________________________________________________

 

16 thoughts on “Dikkatten Kaçanlar”

  1. Murat Morova said:

    Sayin yazar.(sayfalarinizda yer alan yazilarin ve elestirilerin kime veya kimlere ait olduguna dair bir bilgi olmadigindan hitabimi mazur gorun) Ben, yukarda bahsi gecen Menazir-i Mensiyse sergisinin sanatcisi Murat morova yim. bu ve benzer temalarda..”Unutulmus Manzaralar” ,”Kaydedilmis Manzaralar” isimleri altinda iki kisisel sergi yaptim.Istanbul galeri Nev ve Ankara Galeri Nev.Ayrica bir kac cok parcali dizide.( ki diger bir elestiri konunuz olarak Paris sergisindeki isimi kastediyorum)gerek sergilenmeleri sirasinda galerinin girisinde Matrakci Nasuh’a ithaf edilmistir saygisini gosteren yazi,gerek o sirada cikan roportaj( Radikal-Zeynep Yasa Yaman, Zaman -Musa Igrek) Haber ve tanitim yazilarinda,gerekse Galeri Nevin gonderdigi basin bildirimlerinde bu konu atlanmamistir.serginin ithaf fotograflari,yapilan ropotajlari,basit bir google taramasiyla elde etme sansiniz var…arzu ederseniz gonderebilirimde… islerimin kurgusal ve estetik dayanaginin Matrakci uzerinden temellendirilmesi gerekcesi icin bu referans verdigim roportajlarda daha detayli ve acikca konusuldu…gerekli hassasiyeti gosterdigime inaniyor,sizinde ayni hassasiyetle davranacaginiza guvenmek istiyorum.Kolay gelsin
    Murat Morova

  2. Sanat Dedigin said:

    Neşe İkbal Şen’in işlerini ve tekniğini orjinal buluyor musunuz?

  3. Yıllarca Türk resim tarihine adını altın harflerle yazdıran 😦 özgün olduklarına inanıp övgüler yağdırılan isimler üzerinde araştırma yapıp bu rezilliği ortaya çıkardığınız için teşekkürler! Bir gün gelipte internet denilen ‘şey’in icad edileceğini bilemezlerdi tabii ki…Bloğunuzu uzun zamandır takip ediyorum,gördüklerim karşısında şaşkınlık içerisindeyim.Bu ne cesarettir diyorum.Özellikle yakın zamanda vefat eden ressam(ımız)la ilgili gerçeklerin ortaya çıkması…Türk resim piyasası özellikle de yöresel kapsamda “körler ve sağırların” birbirlerini ağırlamaktan zevk aldıkları bir piyasa haline gelmiştir.Buralarda da ressamlar kullandıkları imgeler aynı ya da farklı da olsa aynı kompozisyon inşaası üzerinde farklılıklarını ortaya koyduklarını düşünürler.Onlara sorarsanız sadece samimiyetle işlerini üretmektedirler,evrensele ulaşabilmek için yöreselden yola çıkarlar fakat çoğu aynı şeyi yapar bir de satmak için gruplar oluşturup toplu hareket etmeye başlarlar.Sonra da kim ne kadar sattı?Önceden plan yapılır,resmin nereye gideceği bellidir zaten,o konuyla ilgili resim yapılır,gelen kişiler bellidir,zaten almazlarsa ayıp olur.Böylece sanatçımız yapmış olduğu satışla bir süreliğine piyasayı meşgul eder.Resmin satılmasıyla işin niteliğinin paralel olmadığını ve bu piyasanın nasıl yürüdüğünü iyi idrak etmemiz lazım.Benim gibi yazanları birileri ,oturduğumuz yerden ahkam kesmekle suçlayacaktır,hiç sorun değil.İnsanız işte,kötü niyetlilik değil;yıllardır iyi kotardığı kendine özgü peyzajların içine bir sanatçı arkadaşım figür yerleştirmeye başladı.Ama olmuyor,eğreti duruyor,kesip yapıştırma gibi….KSBA durumundan dolayı kimse çıkıp bir şey diyebiliyor mu,hayır.Anlamayanlar için muhteşem,işçilik nefis…O da bir sorun konudan konuya atlıyorum ama sanatseverler methiye dizerken plastik değerlerle işçiliği de ayırt edebilselerdi.

    • art4critic said:

      Sayın Kanat duyarlılığınız için teşekkür ederiz. Ne yazık ki yayınlananlara konunun muhatapları tarafından bir yanıt gelmiyor bu da zaten yanıtlarını9n olamayacağını ortaya koymaya yetiyor. Aynen körler ve sağırlar misali bir sanat piyasamız var ve bu piyasada görsel sanatların ne olduğunu ve neler yapılması gerektiğinin bilecek iyiyi kötüyü ayırt edebilecek çok az sayıda isimler var ve onlar da nedense duyarsız kalmaktadırlar. Elbette ki bu durum sadece ülkemiz için de geçerli değil bugün Amerika’da sözde önemli bir galeriye bir milyon dolar garantisi vererek sergi açma sözü alanlarda oluyor ve bu konu da iyi biliniyor. Veya Damien Hirst gibi popülizm koşturan sanatçıları gündeme getirerek sanat yatırımcılarının gözlerini bağlayanlar da oluyor. Oysa Damien bir Türk sanatçısını bile kopya etmiş 🙂

  4. lo60net said:

  5. lo60net said:

    Aynı okludan mezun başka bir sanatçının 1998 tarihli çalışması. Ebru Uygun o yıllarda ne tür işler yapıyordu acaba?

    Ebru Uygun un resminin alıntı bir estetik olduğu çok açık. aksi durumda resim aynı estetiğin evir çevir varyasyonlarından çıkabilir ve farklı arayışları da gözlemleyebilirdik.

    bu arada çalıştığı galeri olan Dirimart bu konuya cevap vermek yerine örtpas etme , sessiz kalarak konuyu soğutma yoluna gitmiştir…

  6. Bekir Sami Siverek said:

    minimalis sanata karşi abd tepki olarak yeni dışavurumcu sanat diye karmaşa sanatını doğurdu ismi üzerinde ne kadar saçma çer çöp varsa tuval yüzeyine sıkıştırdılar her çer çöpe kendilerince sanatçının iç dünyası diye bir anlam yüklediler tuvalda rahatlayacak bir boşluk dahi bırakmadılar tabi hiçbir ekole bağlı olmayanlarda bunlara dahil sayildı tabi Türkiyedeki sözde avangart taklitçiler boş durarmi hemen bu pop art yozlaşmasının sanki çok muteber bir şeymiş gibi mirasın üstüne oturdular.Bu nedenden genç sanatçı adaylarını çok gğrmiyelim balık baştan kokar.

  7. Melike Canatan said:

    Merhaba, Yazınızdaki görsellerde Selma Gürbüz görselini ne ile ilişkilendiriyorsunuz? Açıklayabilr misiniz? Teşekkürler

    • art4critic said:

      Sayın Melike Canatan, bu yazıyı yazan arkadaş şu anda Türkiye’de değil fakat Selma Gürbüz görselini herhangi bir şey ile ilişkilendirdiğini düşünmüyoruz, Sait Zaimkeleş ile Selma Gürbüz’ün, ayrı coğrafyalardan aynı duyguları, birbirlerini tanımadan nasıl yaşamış olduklarını vurgulamış olabilir…

      • Melike Canatan said:

        Cevabınız için teşekkür ederim, fakat neyi vurguladığını gerçekten öğrenmek isterim, cevap hakkı doğmuş oluyor böyle görsel kullanımı ve “anladınız siz!” yazan bir metin sonu ile.

      • art4critic said:

        Sait Zaimkeleş’i 2000 yılında Ankara’da tanıdığımız zaman, aynı yüzleri aynı biçimde tuvalde çalışıyordu ve o zamanlar sanat piyasasında Sait’in kendine has çalışmalarıydı. Yıllar sonra o çalışmaları anımsatan, hatırlatan bir çok yabancı sanatçıların da çalışmalarına rastladık ve hepsi de daha sonraları yapmışlardı. Belki de yazar bahsettiğiniz yazısında böyle bir tesadüfü de düşünmüş olabilir.

      • art4critic said:

        Sayın Canatan, yazıyı yazan arkadaş ile konuştum, görsellerde insan yüzlerinin farklı coğrafyalarda da sanatçılar tarafından aynı formatta kıullanılabildiğini vurgulamaya çalışmış; bir çalışmadaki yüzler Doğu Anadolu’dan diğerinde ise belli ki farklı bir bölgeden fakat aynı kaderi farklı sorunlarla yaşıyorlar sanki… Bu arada bir başka konu ise ülkemizde nedense birilerinin bazı sanatçıları ön plana çıkarabilmek için çaba harcadıklarına tanık oluyoruz. Sait Zaimkeleş her türlü milliyetçiliğe karşı olan ve insan haklarını savunduğunu belirten ve bu konuda sanatıyla mesajlar vermek isteyen bir sanatçı ve yaptığı özgün çalışmaları ile ülkemizde nedense göz ardı edilebiliyor. Oysa Selma Gürbüz ülkemizde çağdaş sanatın en önemlilerinden biri olarak gösteriliyor ve müzayedelerde gördüğümüz kadarıyla çok yüksek fiyatlara eserleri satılıyor. Burada akla şu geliyor, acaba Selma Gürbüz görsel sanatlara hangi katkıyı sağlamış veya hangi farklı çalışmaları ortaya koymuş ve ülkemiz veya dünya sanatında yeri nerededir. Öyle ya ülkemde eserleri yüz bin TL’nin üzerinde fiyat bulabilen bir sanatçının geleceği vardır ve bu günden geleceğinin neden daha büyük rant kazanabileceği ve bunun kanıtları da ortaya konulmalıdır. Şayet ülkemizde eserleri müzayedelerde pahalı gidenler önemli sanatçılar ise, geçmişte kimse 25 bin TL’ye eser satamazken Kenan Evren satıyordu. Yani yaptıkları pahalı satıldı diye bugün Kenan Evren sanat dünyasında herhangi bir değer mi… Sayın Canatan, önemli olan sanat eserlerinin bulabildiği fiyat değil, önemli olan sanatçının neyi ortaya koyabildiği, ne kadar faklı olduğu ve mesajını başka sanatçılardan daha farklı olarak nasıl ortaya koyabildiği ile değerlendirilmelidir. Ne yazık ki ülkemizde sadece belli ilişkiler ile bir takım sanatçılar sözde rant kazanmış gibi gösterilerek, sanata yatırım yapmak isteyen insanlar da aldatılmış oluyor. Bugün dünyada da aynı durumların yaşandığına tanık olabiliyoruz fakat yarınlarda sanat tarihine kalacak olan isimler arasında, bugün haksız yere şişirilmiş olanlar kesinlikle olmayacaktır. Zaten son yıllarda ülkemizde bazı yeni isimlerin de şişirilerek sonunda yok olduklarını gördük. Elbetteki sanat piyasasında önemli bir yere sahip olan sanatçıların, bulundukları yere nasıl gelebildikleri ve sanata ne kazandırdıkları, ne kadar farklı oldukları izleyicilerimiz tarafından da merak edilmektedir…

  8. Gözden kaçanlar….ilginç. Gözlerini kaçıranlar mı….göz de olmak için çalışanlar mı…Sanat asla satılmak için yapılmaz….ama maalesef….Para onları esir almakta…çünkü…alt yapı….maalesef….üzücü…

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s