SERGİLERDEN SEÇKİLER

KADIKÖY’DE YENİ BİR GALERİ VE ADVİYE BAL SERGİSİ

Art4Critic

İstanbul’da en fazla sanatçı atölyelerinin bulunduğu Anadolu yakasında, Kadıköy merkezli yeni bir galeri daha faaliyete geçti.

IMG_7641

Sçğütlüçeşme Caddesi Nüzhet Efendi Sokak No 26/A

Osmanağa mahallesdi. Kadıköy adresinde bulunan  DAR CEPHE galeride, Adviye Bal sergisi 04-14 Haziran 2016 tarihleri arasında gezilebilecek.

IMG_7638 IMG_7630

2004 Marmara Üniversitesi Atatürk Eğitim Fakültesi’nden mezun olan Adviye Bal, günlük yaşamdaki gözlemlerini ve  insan sorunlarını kendine has bir teknikle tuvala aktarıyor.

Onun için insan  oluşumu önemli, detaylara takılmadan, desen tadında kontürler ile imajlarını aktaran sanatçı, resimlerinde yaşamın şiirselliğini de hissettiriyor.

IMG_7628 IMG_7640Çalışmalarını İstanbul’daki atölyesinde sürdüren sanatçı, Dar Cephe galerisinde açtığı 14 kişisel sergisinde, 54 resim sergiliyor.

IMG_7631IMG_7618

__________________________________________________________________

TÜRKİYE´DEN 20 SANATÇININ ÇALIŞMALARI İSPANYA VE FRANSA´DA SERGİLENİYOR

Organizasyon: Casa de Cultura de PASAJES, Ricardo Iriarte Amilibia, Oier Villar, Sükrü Karakus.

12371079_10153739695259318_7791310896323571265_o

12 cm. SERGİLERİ
İspanya´nın Bask Bölgesinde (Euskadi) sanatçı inisiyatifi olarak bașlayıp bugüne kadar devam eden 12 cm. bașlıklı sergiler 20. yılına ulaștı. Resim, seramik, desen, fotoğraf, obje, heykel ve diğer disiplinlere açık olan sergilerde herhangi bir tema veya teknik gözetilmiyor, ancak kural gereğieserlerin bir kenarının 12 cm. diğer kenarın 12 cm. veya daha küçük olması gerekiyor. Bu yılki sergilere Türkiye davetli ülke olarak 20 sanatçı ile, Türkiye için hazırlanan özel bölüm ile katıldı

12366426_10153739695929318_8822823302279811969_n
Bașlangıcından bugüne kadar geniș bir sanatçı katılımıyla süregelen sergiler çok yoğun bir ilgi gördü. Bu yıl İspanya ve Fransa´da gerçekleșecek olan sergilerin tarihleri șöyle:
18 Aralık 2015 -14 Ocak 2016 Pasajes San Pedro, SAN SEBASTIAN, İSPANYA.
17 Ocak 2016 – 17 Şubat 2016 HENDAYA, FRANSA.

12376709_10153739695504318_9145177734042050080_n

Türkiye´den katılan sanatçılar șu isimlerden olușuyor:
Kadir Akyol, Meryem Arıcan, Figen Batı, Füsun Çağlayan, Nuray Çetin, Yücel Dönmez, İclal Erentürk, Burçin Erdi, Berna Erkün, Onur Fendoğlu, Bahri Genç, Ișıl Güleçyüz, Müfit İșler, Atila Kanbir, Șükrü Karakuș, Fazilet Kendirci, Bahar Kocaman, Temur Köran, Ahmet Özel, Rușen Eșref Yılmaz.

479739_10153739695829318_2116259443397242466_n 1456759_10153739695269318_2883002705415827328_n

1928282_10153739696189318_4146713081497910287_n

1888717_10153739696134318_4432163975397654954_n

__________________________________________________________________

GALERİ SOYUT’UN ÖZEL PROJE SERGİSİ

’Yeni Aralık / New Space’’ 2015

25×25 cm Proje Sergisi  / 25×25 cm Project Exhibition

18 Aralık 2015 – 6 Ocak 2016

Galeri Soyut’un 2008’den itibaren düzenli olarak gerçekleştirdiği “Küçük Şeyler” sergileri “Yeni Aralık” etkinliğine doğru evrilirken kapsamını genişletip konseptini değiştirdi. Türkiye’nin dört bir yanındaki üniversitelere kapılarını aralayan Galeri Soyut, kariyerinin başındaki genç sanatçılar için sanat ortamına girişte güvenli bir eşik olmaya devam ediyor. Yeni bir yılın arefesinde bir sanat şölenine dönüşen “Yeni Aralık” ortaya attığı “boyut” sorunsalı üzerinden sanat ortamında yeni sorular üretecek ve yeni tartışmaları tetikleyecek gibi görünüyor.

Her biri 25×25 cm boyutlarında olan yüzlerce eserin bir araya geldiği bu etkinlik sanatçıları yüzeyle yeniden yüzleşmeye teşvik ederken izleyicileri de “boyut” ve “değer” kavramları üzerinde tekrar düşünmeye davet ediyor. Sanat eserinin değerinin boyutları ile birlikte arttığı bir ortamda sanat tarihindeki kült eserleri anımsıyoruz. Tüm dünyada en çok tanınan sanat eseri olan Mona Lisa tablosunun boyutlarının sadece 77×53 cm olduğunu; ilk yağlıboya eser olarak kayıtlara geçmiş olan Arnolfini Düğünü’nün ise 82×60 cm’lik bir alan içinde inanılmaz zenginlikte detaylar barındırdığını; Vermeer’nin de küçücük eserleri ile devleştiğini ve sanat tarihine adını  büyük harflerle kazıttığını hatırlıyoruz. Ve  büyük sanatın her  zaman büyük boyutlu sanat anlamına gelmeyebileceğini düşünüyoruz.

Öte yandan bu etkinlik, Türk resim sanatının  150 yıllık kısa tarihindeki tüm açılımların genç sanatçılar tarafından yapıldığını tekrar hatırlatıyor bizlere. Bugün “Türk Resmi” diye bir olgudan bahsedebiliyorsak eğer, bunda genç sanatçıların tüm cesaretleri ve inanmışlıklarıyla özgürce sanat üretmelerinin katkısı büyüktür. Bundan dolayıdır ki Türk resim sanatı tarihi bugün çok değer verdiğimiz ve önlerinde saygıyla eğildiğimiz büyük ustaların gençlik yıllarında gerçekleştirdikleri yeniliklerin öyküleri ile anlatılır.  İşte tam da bu nedenle genç sanatçıların önünü açmak ve onlara destek olmak, geçmişte olduğu gibi bugün de geleceğe yatırım yapmak ve Türk sanatını ileriye taşımak anlamına gelmektedir.

__________________________________________________________________

BOZLU ART PROJECT KARMA YAZ SERGİSİ, ÜNLÜ İSİMLERİ BİR ARAYA GETİRDİ.

RESPECT  / SAYGI

BOZLU ART PROJECT, NİŞANTAŞI

9 Haziran – 29 Ağustos 2015

 

Bozlu Art Project, küratörlüğünü Oğuz Erten’in yaptığı Respect / Saygı isimli sergide sanat yapıtının piyasanın koşullarından bağımsız tek başına bir söylem içeren, izleyiciyi değiştiren, dönüştüren ve yeni farkındalıklar yaratan çok yönlü yapısına bir saygı niteliğindeki bakışla müzelerin duvarlarında görmeye alışık olduğumuz sanat yapıtlarına ve onların sanatçılarına yeniden bakmayı öneriyor. Türkiye’de sanat tarihine mal olmuş 18 önemli sanatçıyı bir araya getiren sergide her bir sanat yapıtına o eserin ortaya çıktığı tarihteki sosyal olaylar ve sanatçının beslendiği kaynaklar üzerinden bir okuma pratiği sunan sergi, her biri birbirinden bağımsız şartlar ve koşullar altında üretilen yapıtların bir galerinin duvarında yeniden bir araya gelmesiyle ortaya çıkan yeni tabloyu gözler önüne seriyor.

 IMG_6142[1]IMG_6128[1]
Sergide yer alan sanatçılardan Adnan Çoker, Abdurrahman Öztoprak, Özdemir Altan, Ali Teoman Germaner (Aloş), Mehmet Güleryüz, Tomur Atagök, Nur Koçak, Komet, Güngör Taner, Utku Varlık, Ergin İnan, Halil Akdeniz, Mustafa Ata, Balkan Naci İslimyeli, Zekai Ormancı, Mehmet Gün, Bubi, Bedri Baykam’ın yapıt okumaları üzerine odaklanan sergi, sanatseverleri Türkiye’nin siyasi, sosyal, kültürel ve sanatsal dönüşümlerinin eşliğinde uzun bir gezintiye çıkarıyor.
IMG_6138[1] IMG_6107[1]
Günümüzün imaj bolluğu içinde her bir imaja saniyelerden fazla bakmamayı, gördükleri üzerine düşünmemeyi alışkanlık haline getiren tüketim kültürünün sanat yapıtlarına ticari değerlerinin de ötesinde sanat tarihinden, sanatçının yaşamından, dönemin sosyal ortamından ve izleyicinin kendi yaşamından bağımsız bir değerlendirme yapmanın olanaksızlığını sorgulayan sergi 29 Ağustos tarihine dek Bozlu Art Project’te izleyicilerle buluşacak.

__________________________________________________________________

ELDEN ELE İKİ KUŞAK BİR SERGİ:

ERTUĞRUL ATEŞ-NEZİHE BİLEN ATEŞ

Gökmen Aldoğan

Elden ele iki Kuşak bir sergi: Ressam Ertuğrul ateş ile Nezihe bilen’in birlikte gerçekleştireceği resim sergisi 4 Şubat ………. Günü 75. Yıl sanat galerisinde Açılıyor. Iki Adana’lı ressamın farklı dönemlerinden işlerle gerçekleştireceği sergi 15 gün süreyle Adana’lı hemşehrileriyle Buluşuyor.

10942483_857074681002853_2087923312_n

Iki sanatçı farklı kuşaklardan olmakla birlikte sanat anlayışlarındaki benzerlik ayrıca dikkat çekici bir olgu. Iki sanatçıda “insan” kavramına kendilerine Özgü üslupları ile oluşturdukları eserleri ile buluşup ” sorunlara- sorulara” cevap arıyorlar. Farklı yaşam koşulları farklı dönem çalışmaları vede farklı kuşaktan olmalarına rağmen izleyicinin dikkatine sundukları şey”insan” ve onun ” içsel maceraları”. Bu toprakların gerçeküstü enerjisi sanatçıların yapıtlarında kendi Özgün üslupları ile sorular soruyor cevaplar arıyorlar. Onların bu ilk birlikteliğinde Adana’lı sanatseverlerle buluşması ise ayrıca dikkat çekilecek bir durum. Daha sonraki dönemlerde bu tecrübeyi yurtdışına da taşıma projeleride gündemde.

__________________________________________________________________

ART4CRITIC

“Nezihe Bilen Ateş Adana’da yaşayan fakat İstanbul sanat piyasasının da iyi bildiği bir isim. Çağdaş sanatı temsil eden çalışmaları, genelde ilginç portrelerden oluşarak sanatçıya özgü bir tavır ile bizlere ulaşıyor. Görülmesi gereken bir sergi…”

Nezihe Bilen Ateş Galeri/Miz’de!

nezihe_bilen_ates_0091525746_805419856168336_2911486795310994871_n 

Nezihe Bilen Ateş ‘Mood’ adlı kişisel sergisiyle

4-24 Kasım 2014 tarihleri arasında Galeri/Miz’de sanatseverlerle buluşuyor.

 

Nezihe Bilen Ateş, alt başlığı “Duygu-Durum” olan MOOD isimli kişisel sergisiyle Galeri/Miz’de sanat izleyicisinin karşısına çıkıyor.

Umut-Umutsuzluk,

Acı-Travma,

Sesizlik-Çaresizlik,

Yıkım-Ezgin ruh hali,

İçe dönüklük ve iç hesaplaşma,

Kırılganlık.

Galeri/Miz’de, 4 Kasım tarihinde açılışı yapılacak olan serginin üst başlığını oluşturan “Mood”un kapsamı içinde değerlendirilebilecek duygu durum hallerini kapsayan, her biri psiko-sosyal duruma göndermeler yapan haller ve genel insansal olana göndermeler içeren bu temalar, neredeyse bir röntgen filmi gibi Ateş’in tüm işlerinde bütün çıplaklığıyla karşımıza çıkıyor.

Ateş, bu iletişimi,belkide bir kadın olmanın duyarlılığı ve avantajıyla, özellikle kadın portreleri ve bedeni üzerinden kurmaktadır.Bu bazen içimizi delip geçen bakışlarıyla bir çift göz,bazen içe dönük cenin pozisyonunda yatan bir kadın,bazen de neredeyse arkasını dönüp gitmeye hazır bir kadın portresi biçiminde karşımıza çıkmakta.

10743665_805419699501685_54428976_n Bir Nezihe Bilen çalışması.

Nezihe Bilen Ateş’in sergisi Galeri/Miz’de 24 Kasım’a kadar izlenebilir.

Nezihe Bilen Ateş:1970 Adana doğumlu olan sanatçı, fotoğrafın yetersiz kaldığı anlarda ona, kendi anlam ve duygularıyla müdahele ederek, fotoğrafı teknoloji ve pentürle buluşturur. Ateş’in işlerinde bizi, yok olmuş bir mekan duygusu ve tekil kadın figürleri karşılar. Sanatçı kendine malzeme konusunda bir sınır koymaz. Çoğunlukla kağıt üzerine gerçekleştirdiği çalışmalarında ekolin, pastel, akrilik ve yağlıboya kullanır.1994 yılından itibaren İstanbul ve Adana da bir çok profesyonel sanatçı ile atölye çalışmalarına katılmış ve ortak çalışmalar yapmıştır. Sanatçı bu süreç içerisinde birçok sergiye ve etkinliğe katılmış olup, çeşitli kolleksiyonlarda resimleri bulunmaktadır. Sanatçı, halen kendi atölyesinde profesyonel olarak çalışmalarını sürdürür.

Galeri/Miz : Hüsrev Gerede Cad. Deniz Apt. No:64 Teşvikiye-İstanbul

0212 241 76 66

info@galerimiz.comwww.galerimiz.com

_________________________________________________________________

“RÜYAMDA GÖRDÜM SENİ”

 Bilinçdışı Sayıklamalar: “rüyamda gördüm seni…” / Subliminal Delirium: “I saw you in my dream”
Karma Sergi 
06 Haziran -20 Temmuz 2014
Galeri Bu

Gökmen Aldoğan

“Ülkemizin genç küratörlerinden Şeref Akşit’in derlediği sergi, İstanbul merkezileşmesinin karşısına çıkarılan bir alternatifi vurguluyor. Türkiye’nin çeşitli kentlerinden bir araya gelen sanatçılar, İstanbul’daki sanatçılarla birlikte, sanatın ülkemizde her noktada gündemde olduğunun mesajını veriyor.” (Duygu Yaşam)

Günlük hayatımızda bilincimiz ve savunma mekanizmalarıyla bastırdığımız öfke, şiddet, kaygı, fantezi, korku, cinsel arzu gibi karmaşık duygular ve düşünceler bize ağır geldiğinde bilinç dışına iter, öteleriz. Gerçeklerden kaçamadığımız an yalnızca uykuya daldığımız zamandır. Bir dış etken aracılığıyla veya ansızın tedirginlikle uyandığımız rüyadan bir film karesi ya da yalnızca bir anlam ifade eden bir sekans canlanır, bazen yalnızca bir imge belirir gözümüzde. Sevdiğimiz insanı bile garip bir karanlıkta, deforme olmuş haliyle, bazen korkutucu bir atmosferde, belki izlediğimiz korku filmindeki ” yaratık” silüetinde, kimi zaman hayvan figürü kedi, yılan, at, baykuş, timsah…olarak, kimi zaman anlamsız bir kalabalık yığını içinde görürüz. Belki sesinden, belki bir an gördüğümüz silüetinden, kim olduğunu rüyadan uyandıktan sonra güçlükle anlamlandırırız. Bir anı, bir öykü, bir yaşanmışlık değil, yalnızca hatırladığımız bir an vardır ve zihnimizdeki o resmin imgesiyle uykudan uyanırız. Gördüğümüz kişiyiyle karşılaştığımız ilk anda ya da, rüyayı hatırladığımız ilk anda sabırsızlıkla telefona sarılıp “rüyamda gördüm seni…” diye anlatmaya başlarız. İşte tam da bu anı kayıt altına alma gayreti içinde olan sergiye, imge ve düş yolculuğuna davetlisiniz! 

10363800_10152268161632885_7776661303540414042_n
Sergi küratörü Şeref Akşit, sanatçılar; Alpay Aksayar, Berrin İlhan, Deniz Gökduman, Ercan olgun, Ezgi Bilgin, Mahpeyker Yönsel, Merve Gürlek, Levent Duran, Nar Daş, Nesren Jake, Nezihe Bilen Ateş, Sibel Erkan, Şenay Kazalova, Yeşim Us, Yoldaş Ataseven, Zafer Erkan, Zeynep Sakız. 20 Temmuz pazar gününe kadar Galata Galeri Bu’da gezilebilir. Adres: Şahkulu Mah. Serdar-ı Ekrem Sok. No:11, Galata/Beyoğlu İstanbul-Türkiye Telefon: 0 212 243 9193

10172727_10202454188091182_4953775269198840010_n

_________________________________________________________________________________

BOZLU ART PROJECT NİŞANTAŞI İLGİNÇ BİR SERGİYE EV SAHİPLİĞİ YAPIYOR

“İKLİM DEĞİŞİMİ”

28 mayıs – 16 ağustos
nişantaşı – istanbul
Gökmen Aldoğan

İklimsel dalgalanmaların insan üzerindeki etkisi yüzyıllardır toplumsal kırılmaların, yeni ritüellerin, içsel devinim ve değişimlerin belirleyicilerinden biri olmuştur. Doğanın kendi evrimsel süreçlerinde yaşanan gelişmeler ya da manipülatif iklimsel etkilerin oluşturduğu sonuçlar, belirgin sosyal değişikliklerin anahtarı sayılabilir. Sel, deprem, kuraklık gibi doğa olayları veya savaşlar, ticari ilişkiler gibi siyasi faktörlerin insan üzerindeki etkisi yüzyıllardan beri edebiyattan, plastik sanatlara kadar uzanan bir çizgide yaşanan değişim ve dönüşümlerin belirleyicisi olmuş, yeni sanat akımlarının ve düşünce biçimlerinin doğmasına sebep olmuştur. Tüm bu süreçler içinde çevreyle olan bağlarını dolaylı veya dolaysız bir şekilde sanatlarına aktaran sanatçılar ise çok yönlü anlamlar taşıyan “İklim Değişimi” kavramının etkilediği bireyler olarak kendi öznel varlıklarının da içsel iklim değişimini yaşar konumdadır.

IMG_1514 IMG_1516

Evren Erol “Ardakalan”                                            Server Demirtaş “Düşünen Kadının Makinası”

Bozlu Art Project, “Bağlantı”, Arka Yüz” ve “Sınırlar Ötesi”  sergilerinden sonra, yaz boyunca sürecek dördüncü sergisini “İklim Değişimi” teması üzerine odaklıyor. Özlem İnay Erten’in küratörlüğünde gerçekleştirilen sergide, 13 sanatçının “İklim Değişimi” kavramından yola çıkarak ürettikleri resim, heykel ve video gibi farklı disiplinlerdeki yapıtlarına yer veriyor. Sergide yer alan kısa belgeselde ise sanatçıların üretim süreçlerine tanıklık etmek mümkün oluyor.
IMG_1508 IMG_1507
Hülya Küpçüoğlu “Tank 2012”                             Semih Zeki “İz Değişim”
Her geçen gün varlığı daha çok hissedilen, insanoğlunun doğaya müdahalesi veya küresel ısınmanın insan üzerindeki etkileri gibi birbiriyle paralellik taşıyan örnekler ya da savaşlar, göçler ve iç isyanlarla patlak veren toplumsal kırılmalar içinde sanatçılar, yaşanan bu değişimlerden nasıl etkilenmektedir ve kendi içsel değişimlerini sanatlarına nasıl aktarmaktadır? Toplumsal hayat ve siyasetin sanatı etkilediği, sanatın siyasete muhalefet ettiği, siyasi erk ve statükolarla daha fazla ilişki içinde olduğu bu döngüsel ortamda “iklim” kelimesi sadece doğa olayını tanımlayan bir kavramdan sıyrılarak, içinde yeni sosyolojik bağlamları yeşerten büyük bir evrensel döngünün katalizörü olarak içinde taşıdığı anlamları yeniden sorgulamamızı sağlıyor. İklim olayları üzerine inşa edilmiş organik ve coğrafi varoluş içerisinde, kendi bireysel ve toplumsal varoluşunu şekillendiren insanın; ruhsal, duygusal ve ideolojik iklim değişimlerini Bozlu Art Project Nişantaşı mekânında izleyici ile buluşturan sergi, “İklim Değişimi” kavramına doğanın bize anlatmaya çalıştığı yöntemlerin dışında bakmamızı, toplumun belleği ve sanatçıların düşünsel yola çıkış noktalarıyla evreni ve iklimi sorgulamamızı amaçlıyor.
IMG_1509 IMG_1503
 Ünlü sanat yazarı ve sanat koordinatörü Ümmühan Eker Kazanç’ın, Bozlu Project’de yer alması sanat camiasında sevinçle karşılandı…Gaye Ateş, Özgür Demirci, Server Demirtaş, Utku Dervent, Volkan Diyaroğlu, Evren Erol, Demet Kaya Güngörür, Dinçer Güngörür, Medine Irak, Hülya Küpçüoğlu, Deniz Sağdıç, İlker Yardımcı ve Semih Zeki’nin “İklim Değişimi” olgusuna baktıkları yerden sanatlarını izleme olanağı sunan sergi, Bozlu Art Project Nişantaşı‘nda 28 Mayıs – 16 Ağustos 2014 tarihleri arasında izlenebilir.
                                                                   Bozlu Art Project Nişantaşı
Adres: Teşvikiye Cad. No:45/131 İsmet Apt. D:1 Şişli
Tel: (0212) 232 7 232
SERGİ AÇILIŞINDAN GÖRÜNTÜLER:
IMG_1511 IMG_1510
HÜLYA kÜPÇÜOĞLU 
IMG_1502 IMG_1504
IMG_1505 IMG_1512

 

—————————————————————————————————————————–

—————————————————————————————– ANISH KAPOOR İSTANBUL’DA  Merve ÖzcanMERVE1 Bu yazıya katkılarından dolayı Sanat Tarihçisi Gülgün Bostancı’ya teşekkürlerimi iletiyorum… Anısh Kapoor’un birkaç eserine kısa bir bakış açısı sunmaya çalıştık keyifli okumalar… Sanatçı “taş”ı içsel hafızamızın tam ortasında bulmuştur. Anısh Kapoor kullandığı taş malzemeye bağlı olarak bize arkeolojik kazı buluntularını ve mermer malzeme ile de insan vücudunu çağrıştırmaktadır. Yapıtların ortak özelliği dev heykeller olmasıdır. Bunlarla bize merak, sorgulama, içe dönüş, endişe gibi duyguları anlatır. Sanat tarihine baktığımızda her nesnenin bir mitolojisi vardır. ve Anısh Kapoor’un mitolojisini etkileyen Sıgmund Freud ve bazı filozoflardır. HEYKEL-İÇİ TAŞ DIŞI MERMER Zemine oturtulan bu heykelin dış yüzeyi girinti ve çıkıntıları ile karşımıza çıkar. Arkeolojik kazılarda aniden karşımıza çıkıveren tümülüsü andırmaktadır. Dışı beyaz mermer, içi taşla doldurulmuştur. Anısh Kapoor taş malzemeli bu sergisini İstanbul için oldukça manidar bulmuştur. Bunun temellendirmesini şöyle yapabiliriz: Birçok imparatorluğa başkentlik yapan İstanbul sur ve kaleleri başta olmak üzere sanat tarihin de paha biçilemez nitelikte eserlere sahiptir. Nitekim Anısh Kapoor Ekavart TV’ye yaptığı röportajda da bunları dile getirmiştir. SARI Sarı renkten yola çıkacak olursak Van Gogh ve diğer birçok sanatçının eserlerinde gördüğümüz gibi yalnızlık ve ölüm temaları üzerine kurulmuş olabilir. Nitekim Anısh Kaoor eserlerinde endişe ve merak uyandırmaktadır. İzleyici hem eserin ölçülerinden hem de ölümün, endişenin,yalnızlığın, psikolojik travmanın rengi olan sarının eserde görüldüğü gibi kocaman “bir boşluk”tan sarsılabilir. Bu eser karşısında kişi nihilizmin doruklarını yaşabilir. Uçsuz bucaksız bir sonsuzluk yoktur bu eserde. EJDERHA Kireçtaşı ve pigment malzemeye sahip olan bu eser değişik formlar ile zemine yerleştirilmiştir. Formların lacivert rengi ve dağınık enstelasyon oluşturması ormanların kıyımını ve küle dönüşmesini akla getiriyor. Hayvan kıyımlarının tarihsel süreçte sıklıkla karşımıza çıktığı yadsınamaz. Ya da bu benim vejeteryan olmamdan kaynaklanan bir yorumlama. Diğer bir bakış açısı olarak da: Anısh Kapoor’un Freud’u ve birçok filozofu okuduğu biliyoruz. Bu enstelasyon heykellerin insanın bilinç dışının dev heykeller haline dönüştürülmüş nesnesi de olabilir. Bu tür yorumları çoğaltabiliriz. ________________________________________________________________________________ GALERİ AKDENİZ’DE GÜLSEN ZENGİN SERGİSİ Sıradışı Sanat Grubu üyesi Gülsen Zengin’den, sıra dışı bir sergi.

Gökmen Aldoğan

Geçtiğimiz Şubat ayında Antalya Saklıkent kayak merkezinde, Eriyen Gülümsemeler Land Art etkinliğine imzasını atan Gülsen Zengin, kavramsal sanatçılığını Ankara’daki sergisiyle devam ettiriyor. GÜLSENKATALOG11-1 Kadını kafes imajı ile birlikte işleyen Zengin, bunu bazı çalışmalarında bal arısının petek yapısıyla ortaya koyarak, kadının üret genliğini ve yaşamın içindeki önemini vurguluyor. GÜLSENKATALOG11-20 Sanattan haz almak gerek, hem yapanı, hem de izleyeni haz almalı savından yola çıkıyor, Gülsen Zengin ve Hazan’da noktalıyor yorumunu, yaşam üzerine: Hazan hasattır, bir dönemin olgunlaşması, ürünlerinin toplanmasıdır ve gönlümüzde yatan hazanın duygularımızdan dışa vurmasıdır… Belki de ayrılıkların mevsimidir HAZAN, HAZAN mevsiminde şarkılara işlemişiz anılarımızı… Sevdiklerimizi anmış, sevdiklerimizin yasını tutmuşuzdur Hazan mevsiminde ve Hazan ile kaynaşan yüreğinden kopanları tuvallerine işleyen Gülsen Zengin kendine has özgün çalışmalarını yine Hazan mevsiminde sergileyecek. GÜLSENKATALOG11-22 Gülsen Zengin’in resimlerine baktığımda, bir üretkenliği, kadının doğurganlığından yayılan önemini ve hasat mevsiminin mesajını görüyorum… Yani kadın ile doğanın aynı konumda yaşamın bir parçası olduğunu sergiliyor ve kadın, doğa ,ilişkisi üzerine yaşamın kurallarının konulmuş olduğu mesajını vermeye çalışıyor. Resimlerinde renkçi bir lekeciliği ön plana çıkaran sanatçı, aynı zamanda yaşamın gözle görünmeyen farklılıklarının da olduğunu bir röntgen çıkarırcasına gözler önüne seriyor. Onun çalışmaları sanatçının özgün duruşunu ortaya koyarken, çağdaş sanatın yüzeysellik içindeki çok boyutluluğunu ve kadının yaşamın içindeki cinsellik önemini de ortaya koyuyor. GÜLSENKATALOG11-21 Tuval üzerinde klasik ve karışık tekniği bir arada kullanan sanatçı, çağdaş resim konusunda ülkemizde önemli bir yere sahip. Land Art çalışmalarını yeni projeler ile devam ettireceğine değinen Gülsen Zengin, çalışmalarını Antalya’daki atölyesinde ve yılın bazı zamanlarında ise İstanbul’da gerçekleştiriyor. GÜLSENKATALOG11-19 Sergi: Akdeniz Sanat galerisi- Ankara Açılış: 15 Kasım-12 Aralık GÜLSENKATALOG11-2 _________________________________________________________________________________________ Contemporary İstanbul ve  Çağdaş  sanatın geldiği nokta

Gökmen Aldoğan

Contemporary İstanbul 7 inci defa kapılarını açtı. Davetli açılış akşamı kalabalıktı ve halka açılış günü olan 7 Kasım ise  sakin. Geçti. Galeri Artist standı ile izlemeye başladığımız  fuarda, Yahşi Baraz’ın aynalı çarşısına kadar öyle  şok edici bir çalışmaya rastlamadık. Hani kötü de değildi sergilenenler de, insan daha çağdaş, daha farklı ve daha şaşırtıcı ne olacak diye merak ediyor ya, bizde bu merakla inceledik her şeyi. IMG_4740  IMG_4764 Şüphesiz bu sanat etkinlikleri ülkemizin sanat imajı için çok olumlu sonuçlar doğuruyor. Fakat sanat piyasamızda salt para kazanmak uğruna kurulan oyunlar ve tuzaklar ise, başta sanatçılar olmak üzere, sanat severleri de üzmektedir. Sayın Ali Güreli  Contemporary İstanbul sanat fuarını sanatın gerçek değerlerini ortaya çıkarabilmek uğruna yaptıklarını iddia edebilir de, ortada bu amaca hizmet edebilen bir gayret de göremiyoruz. Örneğin neden ülkemizde bulunan özgün, yetenekli bazı sanatçıların fuarda yer almasını sağlamıyor? Galerilerin bir kısmı belki de çoğunluğu, fuara katılan sanatçılardan katkı payı almaktadır. Bu katkı payında  hiç de küçük rakamlardan söz edilmiyor ve bu yüzden de bir çok sanatçı fuara katılamıyor ve ülkemiz katılabilenler ile temsil edilebilme şansını yaşıyor ki bu bir kayıptır. IMG_4669  IMG_4705 Contemporary İstanbul  adına fuarda  oluşturulabilecek bir alanda, gerçekten yetenekli ve özgün olan fakat fuara katılamayan sanatçıları, yabancı galerilerin de görmesi sağlanabilirdi. www.Turkishartmarket.com,  gibi sanata  sadece kültürel olarak hizmet eden sosyal medya siteleri de fuarda temsil ettirilebilirdi. Fuarda gözümüze çarpan eserleri buradan sergileyerek, fuarı görme şansı elde etmemiş olan izleyicilerimizi de fuara taşımış olacağız. Fuar ile ilgili olarak kapsamlı bir yazıyı Sayın Duygu Yaşam’ın yorumuyla daha sonra yayınlayacağız. IMG_4656 IMG_4714 IMG_4739 IMG_4786 IMG_4653 IMG_4784  IMG_4736 IMG_4790 IMG_4799 IMG_4681 IMG_4789 IMG_4791 ______________________________________________________________________________________ “HEPİMİZ BARBARIZ” Bienal ve düşündürdükleri… Merve ÖzcanMERVE1

HEPİMİZ ‘BARBAR’IZ Önyargıyla girmemek için kapısından bir çok eleştiri yazısını okumadım ama elbette içlerinde okuduklarım ve çok sert bulduklarım da oldu. Peki neydi bienale dair bu sert eleştirilerin sebebi. gittik ve gördük ve anladık. O kadar çok yazıldı ki bu konuda kısa ve öz tutmak, fikrimi dile getirip noktalamak istedim yazıyı, aynı şeyleri tekrarlamaktan kaçınmaya çalıştım ama birçoğu birbirinin aynı yapıtlardı zaten. Ve maalesef bir meseleyi anlatmaktan ve anlaşılmaktan epey uzaktı gördüklerimiz. Aslında herhangi bir meselesi, bir derdi var mıydı sanatçıların muamma. sıkıcı sıradan ve elbette samimi olmaktan uzak… 625551_532706863472112_1614551897_n Kapıdan girince sizleri karşılayan gezi parkı direnişini konu alan resimlerin bir çoğu konularından uzaklaşmış eleştirel olduğunu fark etmek zor değil ama neyi eleştirdiklerini anlamak zor. Örneğin bu resimde gezi parkında güneşin sofrasında bir araya gelen insanları neden hayvan ve eşya olarak betimlemiş ressam. Daha anlamlı karakterlere de bürünebilirdi insanlar protest ruhu yansıtabilirdi kişilerin. Birbirinden farklı ve bir o kadar zıt grupların daha fazla demokrasi için toplandığı samimi bir gezi parkı gösterilebilirdi. Yaratıcılıktan uzak ama gerçekçilikten de uzaktı her biri. 995531_532707333472065_1836272870_n Ve neden resimlerin bir çoğu büyük uğraşılardan bu kadar uzak duruyor. Eskiz gibi, çalakalem yapılmış sıradan gibi hepsi.  Yapılmak için yapılmış ruhsuz resimler dedim içimden sanattan bir hayli uzaklardı çünkü. Bienalde ki fotoğraflarsa sanat demek için çok zorlama gerektiren şeylerdi doğrusu. Çok beğenirim ben çok da takdir ederim fotoğraf sanatını ve sanatçılarını ama burada ne sanata dair bir fotoğraf gördüm ne de konusuyla hemhal olan bir eser. Çok basite indirgenmiş ve yapay, gerçeği yansıtmayan sanatçısından bir parça bulunmayan, yaratıcılıktan zerre nasipsiz… 946022_532707410138724_149356611_n Benim içlerinde en anlamlı bulduğum Kars’ta ki insanlık anıtının yerine bu devasa ellerin dikilmesi fikriydi. Bir sanat eseri mi sorgulanır elbette ama bienal içinde bana en yakın gelen bu fotoğraf ve bu konu oldu. Burada bile fotoğraf sanatından uzaklaşılmıştı oysaki. Belki de kendimizi kandırmak oldu hani çıkarken birşeyi de beğenelim dercesine. Çünkü bienal boyunca çağdaş sanatın esintilerini hissetmek için uğraştık ama gözümüzün ucuna değmedi, belki teğet geçti bilmiyorum. Var mı bienali beğenen merak ediyorum.

______________________________________________________ 14 Yaşındaki Ankaralı ressam April Deniz 4 üncü sergisini İstanbul’da açtı Serap Akar Ankara’da Güzel Sanatlar Lisesi 2. Sınıf öğrencisi April Deniz, Kadıköy Barış Manço Kültür Merkezi’nde 4. Kişisel Resim Sergisini açtı. Sergi 27 Eylül – 13 Ekim 2013 tarihine kadar açık kalacak. ‘ÇOCUĞUNU ÖZGÜR BIRAK’ konulu sergisi ile önemli bir toplumsal konuyu ele  alan liseli sanatçı, özgün tavrı ile yaşının üzerinde bir yetenek göstererek, gelecekte çağdaş sanat alanında başarılı çalışmalar yapacağının müjdesini veriyor. 1373702_486641094777165_32259654_n 4-5 yaşında resim yapmaya başlayan ve İlk kişisel sergisini 9 yaşında Ankara Çağdaş Sanatlar Merkezi’nde açan April Deniz, daha sonra Altınoluk Abdullah Efendi Konağı’nda ve Ankara Resim Heykel Müzesi’nde sergiler açtı. Medyada ‘TÜRK PİCASSO’, ‘MUTLULUĞUN RESMİNİ ANCAK BİR ÇOCUK YAPABİLİR’ ve ‘O BİR DEHA KIVILCIMI’ gibi isimlerle yer almış olsa da kendisi APRİL DENİZ olmaktan çok memnun. Kendine özgü, özgün ve özgür tarzı ile şimdiden kendi tarzı ile çığır açmış durumda. O renklerle dans etmenin bir tutku haline geldiğini belirtiyor. 711502_486641324777142_1726972175_n İSTANBUL STREET ART FESTİVALDE DUVAR RESMİ YAPTI April Deniz sergisinin yanı sıra İstanbul Maltepe’de eski bir un fabrikasında yapılan İstanbul Street Art Festivaline de katılarak bir duvar resmi gerçekleştirdi. 1370309_486641218110486_1730909003_n 1374452_486641191443822_927105865_n 1384888_486641284777146_1590831669_n 1376923_486642058110402_1366169653_n 1372996_486641434777131_1767547290_n 1374543_486641748110433_1472039218_n 1368791_486640788110529_468337282_n 1372891_486640938110514_1292169871_n 1374701_486641064777168_936814181_n _______________________________________________________________ Sıra Dışı Sanat Grubu ve yılın sanat olayı

Duygu Yaşam

Unusual Care Art grubunun Antalya- Saklıkent kayak merkezinde yaptığı  Land Art çalışması, ülkemizdeki sanat çevresinin ne derece ayırımcılık içinde olduğunu da ortaya koymuştur. Öncelikle sanat medyasını ele alacağım: ulusal medyamızda sanat sayfalarını kimler idare eder ve  editörlük deneyimleri nedir bunu iyice sorgulamak gerek. Sanki ülkemde her gün Land Art’lar yapılıyor da, sözde sanat haberlerinin yayınlanmasına karar verenler, işin içinden çıkamıyorlar. Sanki İstanbul dışında yapılan sanat, sanat olmuyor ve bu yüzden de İstanbul dışındaki sanat haberleri, bazı gazetelerin bölge baskılarında kullanılıyor. saklikent-105849E2 Saklıkent’te Unusual Care – Sıradışı Sanat grubunun yapmış olduğu Land Art çalışması, “Eriyen gülümsemeler ve Kar Resmi” belki de Avrupa da bile yılın sanat olayıdır. Bunu bizim sözde sanat medyası görememişse hata da kendilerinindir. Üstelik bazı gazetelerin sanat yönetmenlerine de gününden çok önce haber verildiği halde. DSC05167 Reuters ve AP ajansları sanatımızın başarısına neden ilgi duymaz? Reuters ve AP, Associated Press haber ajanslarına da etkinlik ile ilgili olarak haber detayı ve görseller geçilmiş fakat, başta ilgilendikleri halde, yanıt bile verilmemiş. Çünkü bu ajanslar sanki ülkemizden sadece siyasi haberler vermek için buradalar ve sanat alanında ki başarılarımızı duyurmak, sanki ağırlarına gidiyor… Yücel Dönmez’den aldığım bilgilere göre, AP ajansı sanatçının Chicago’da 1993 yılında yaptığı Kar Resmi çalışmasının haberini servise koymuş. Fakat bu defa Türkiye’de olunca neden ilgi gösterilmedi anlamak güç. Aslında Eriyen ‘Gülümsemeler ve Kar Resmi etkinliği’, Kapitalist sistemin insanların gülümsemelerini nasıl yarıda kestiğini sorgularken, diğer taraftan da insanların mozaik yapısının tüm dünya ülkelerini kapsadığının mesajını da verdi. Bu mesajların Türkiye’den sanatla verilmiş olmasının önemi atlanmamalıydı. eriyen1 Reuters ve AP ilgi gösterseydi, ülkemizden tüm dünyaya, etkinliğin kavramsal felsefesi ile ilgili çok önemli mesajlar verilebilirdi. Ülkemizde sponsorluk müessesesi sanatın değil, ayırımcıların hizmetinde ‘Eriyen Gülümsemeler- Kar Resmi’ etkinliği, dünya sanat tarihinde, dünyada ilk kez kar üzerine resim yapan sanatçı Yücel Dönmez ve Antalya’da yaşayan, günümüz sanatının örneklerini ortaya koymasıyla bilinen Gülsen Zengin  tarafından planlandı ve Unusual Care –Sıradışı Sanat grubu üyeleriyle birlikte gerçekleştirildi. donmez ve siradisi sanat grubu uyeleri calisma aninda Sıradışı Sanat Grubu Yücel Dönmez, Gülsen Zengin ve Adana’da yaşayan çağdaş sanatçımız Ali Raşit Karakılıç tarafından oluşturuldu ve  Berrin İlhan, Murat Havan, Çerkes Karadağ, Mustafa Türk, Türker Metingül ise sonradan gruba girdiler. Sıradışı Sanat Grubu adına 2011 yılında Yücel Dönmez Kaçkar dağlarının 3200 metresindeki Deniz gölünde, Barışın Kelebekleri etkinliğini gerçekleştirdi. Daha sonra İstanbul Moda’ya konan  Barışın Kelebekleri, Çisem Öztürk ve Güzel Bakır adındaki sanatçılarla birlikte yeni bir mesaj verdi. Yine 2011 yılında rh+ galerisinde 14 sanatçıyla düzenlenen Barışın Kelebekleri, Nişantaşı’na görkemli bir sergi ve performans ile konarak müthiş bir  mesaj verdi. baris kelebekleri1Barışın Kelebekleri (Kaçkar 3200 metre) Tüm bu etkinlikleri  izlediğinizde, ülkemizdeki sponsor sermayeye hizmet eden  sözde sanat uzmanlarının, kıllarını kıpırdatmadıkları gözleniyor… Oysa belli isimlerden oluşan ayırımcı küratör takımı, ülkemden bir yerlere sözde çağdaş sanatımızı götürmeye sıra gelince, sadece kendi çevrelerindeki üç beş isimden faydalanmayı  seçerler, devletin ve şirketlerin sponsorluğunu da kendi seçkileri uğruna kullanırlar. Kullanılan sponsorlukları şirketler vergiden  düşürdükleri için de, aslında sponsorluğu yapanın devlet olduğu ortaya çıkıyor ve devletin parasıyla birileri ülkemizde, sanat alanında ayırımcılığı körüklüyorlar. Örneğin geçen yıl Güney Kore’ye götürülen sözde çağdaş Türk sanatımız, Güney Koreli eleştirmenlerce ağır bir şekilde eleştirildi. Fakat ülkemdeki ulusal medyanın sanat sayfaları ise, görkemle çağdaş sanatımızın temsil edildiği ile ilgili haberler verdi. Hollandalı gazeteci  Abigail R. Esman’ın Türkiye  görsel sanatlar gerçeği ile ilgili olarak artinfo.com da yazdığı yazı, bizim sanat çevresinde pek hoş karşılanmasa da adam yazdıklarının arkasında olduğunu belirterek, çok az sayıda sanatçının belli kriterlere girdiğini fakat onların da dünya sanat platformunda önem taşıyacak bir durumda olmadıklarını iddia etti. Çünkü Hollandalı gazeteci Türkiye’de sadece ayırımcı çevrenin yönlendirdiği şekilde sanatçı atölyelerini gezmiş ve contemporary İstanbul fuarından edindiği fikir ile yazıyor. Belki ayırımcıların tezgahına düşmeseydi gazeteci, ülkemde dünya sanat piyasasında önemli kılınabilecek sanatçılarla da tanışabilirdi… Araştırmacılıktan uzak bir küratör düşünülebilinir mi… Sayın Vasıf Kortun, Ali Akay, Hasan Bülent Kahraman, Levent Çalıkoğlu ve sanatın diğer organizatörleri, sizler kendi fasit dairenizin biraz dışına çıkarak, ülkemizde ne yapılıyor veya daha önceleri neler yapılmış bir araştırsanıza! Sadece kendi tanıdığınız veya arkadaş olduğunuz çevrelerle yetindiğiniz zaman yanılmış olduğunuz ortaya geç de olsa çıkıyor… Araştırmacılıktan uzak bir küratör nasıl düşünülmez ise, sizler de  hangi araştırmalarınızın ışığında seçkilerinizi ortaya koyuyorsunuz, açıklamanız lazım. tarama0006The Art Institute of Chicago & Yücel Dönmez’in  Kar Resmi çalışması 1993 Yücel Dönmez ülkemde  çağdaş sanatı dev boyutuyla uygulayan ilk sanatçımızdır ve 1974 yılında Doğa Düzenlemesi çalışmalarını yaptığı zaman, örneğin Vasıf Kortun 16 yaşındaydı… Şimdi Sayın Kortun bir araştırma yapmış olsaydı ülkemizin ilk Land Art sanatçısını ve yaptığı etkinlikleri bilecek ve belki de  proje bile üretebilecekti. Diğer küratörler acaba 1974 yılında kaç yaşındaydılar acaba? Müzelerimize duyurum Chiristo yaptığı etkinliklerin fotoğraflarını  tüm dünya müzelerine imzasıyla sokmuştur. Bizde sözde müze kurduklarını iddia edenler size de görev düşüyor: Eriyen Gülümsemeler- Kar Resmi etkinliğinin hiç değilse  fotoğraflarını müzelerinize taşıyın da gelecekte ülkemizden görsel sanatlar dünyasına hediye edilmiş bir ilki, müzelerinizi gezenler de görmüş olsun… Gerçek  müzecilik anlayışı da bunu gerektirir. __________________________________________________________________

Modernlik? Fransa ve Türkiye’den manzaralar 16 Ocak – 16 Mayıs 2013

Gökmen Aldoğan

Modernlik? Fransa ve Türkiye’den Manzaralar sergisi, modernleşmenin günümüz sanatına olan etkilerini araştırıyor. Sergi, sanatçıların modernlik projeleriyle hesaplaşmalarını ve bugün hala gündemde olan modernlik olgusunu ele alıyor. Sergideki çalışmalar görsel sanatların bir yandan eleştirdiği diğer yandan sonsuz bir araştırma imkanı olarak gördüğü modern hayatın dinamiklerine odaklanıyor. Dünya küreselleşmeyle farklı, derin ve karmaşık ilişkilerinin yaşandığı, yeni teknoloji ve sosyal medya kullanımının girift yapılar oluşturduğu bir dönemden geçiyor. Modernlik? Fransa ve Türkiye’den Manzaralar ise, günümüzün göreli yönsüz dünyasında modernliğin geride bıraktığı tortuların hayatımıza nasıl sızdığını hatırlatmaya çalışıyor. Türkiye’den ve Türkiye’nin modernleşme serüvenindeki rol modellerinden biri olan Fransa’dan sanatçılara yer veren sergi, modernliğin farklı biçimlerde sürekli karşımıza çıkan kalıntılarının bugün ve geleceği nasıl dönüştürebileceğini tartışmaya açıyor. Sanatçılar: Nevin Aladağ, Fikret Atay, Kader Attia, Ayşe Erkmen, CyprienGaillard, Thomas Hirschhorn, Pierre Huyghe, Chris Marker, Sarkis, Hale Tenger, Nasan Tur Küratörler: Çelenk Bafra, Levent Çalıkoğlu __________________________________________________________________ DÜNYANIN SAYILI GRAFİK SANATÇILARINDAN MACAR İSTVAN OROSZ 2 OCAK 2013 TARİHİNDE CEMAL REŞİT REY SERGİ SALONUNDA

Gökmen Aldoğan

University of West Hungary Tasarım Fakültesi Öğretim Üyesi, Baskı Sanatçısı-İllüstratör-Grafik Tasarımcı-Film Yapımcısı Prof. Istvan Orosz Afiş Sergisi Cemal Reşit Rey Sergi Salonu’nda Dünyanın en önemli grafik sanatçılarından Prof. Istvan Orosz’a ait elli dört adet tasarımın topluma sunulacağı sergi 2 Ocak 2013 tarihinde Cemal Reşit Rey Sergi Salonu’nda Doğuş Üniversitesi Sanat ve Tasarım Fakültesinin katkılarıyla gerçekleştirilecektir. Prof. Istvan Orosz Budapeşte, Macaristan, Moholy Nagy Üniversitesi Sanat ve Tasarım Fakültesinde İstvan Balogh ve Ernö Rubik’in öğrencisi olarak eğitim gördü.1975 yılında mezun olduktan sonra sahne tasarımı, animatör ve film direktörü olarak görev yaptı. İstvan Orosz ressam, baskı sanatçısı ve illüstratör olarak dünyanın sayılı sanatçıları arasında yer alır. Tahtabaskı ve gravür sanatında geleneksel baskı tekniklerini kullanmasına rağmen, eserlerinde görsel paradoks, çift anlamlı ve illüzyonist yaklaşımlar yaptığı görülür. Eserlerinde Anamorfiz tekniğini de canlandırmak istediği belirgindir. Belli başlı uluslararası afiş ve grafik sanatlar bienallerinin seçilmiş üyesidir ve eserleri Macaristan ve diğer ülkelerde açılan sergilerle dünyaya tanıtılmaktadır. PannoniaFilm Stüdyoları, Budapeşte, Macaristan Film direktörü, Macaristan West Bohemian Bölgesi Afiş Birliği kurucusu ve Başkanı, Uluslararası Grafik Derneği ve Macaristan Sanat Akademisi üyesidir. Eserlerinde IYTIE, VEYA Utisz (outis ya da hiç kimse) imzasını atmaktadır. Halen University of West Hungary, Sopron öğretim üyesidir. Ödülleri : 1985 En iyi senaryo (Ferenc Daniel ile birlikte) Ah Amerika! 1. KAFF Animasyon Film festivali, Kecskemet 1990 Brno Grafik Tasarım Bienali Altın Madalya 1991 Uluslar arası Afiş Biennali 1.ödülü Lahti 1991 “Mediwave Film Festivali, Üstün Başarı ödülü, Györ 1993 Vigyazat lepcsö Kısa Film ödülü, (Merdivenlere Dikkat et!)3. KAFF Film Festivali, Kecskemet 1994 İcograda Uluslar arası Afiş Sergisi 2000 Yıllık Avrupa Tasarımda Yaratıcılık Ödülü, Dublin 2001 İllüstratörler Derneği Yıllık Sergisi Altın Madalya 2005 Igor Lazin ile ilgili olarak “Time Sights” film ile , Film ve TV Eleştirmenleri Grand Prix Ödülü, 7nci KAFF Animasyon Film Festivali, Kecskemet 2007 Pro Ludo Ring, Budapeşte, Macaristan 2007 Plakat Kunst Hof Ruettenscheid Ödülü, Essen 2009 Zoltan Szilagvi Varga ile ilgili yapılanEn İyi Görsel Dil Jüri Özel Ödülü,9ncu KAFF Animasyon Film Festivali, Kecskemet 2011 Kossuth Ödülü, Budapeşte Sergileri 1997 Chicago, I Space Gallery, ABD 1997 Selanik , Aristotelian Üniversitesi 1998 Bethlehem, Pennsylvania, (Payne Gallery, Moravian College)ABD 2000 Silkeborg, Kunst Center 2000 Istanbul, Bilgi Üniversitesi 2002 Bratislava, Slovenska Narodná Galeria 2004 Toruń, Galeria Sztuki Wozownia 2004 The Hague, Escher Müzesi[15]Hollanda 2006 Budapeşte, Ernst Müzesi [16], Hollanda 2007 Essen, Grillo Theater[17], Hollanda 2008 Jorwert, Reformed Church[18][19] 2009 Melbourne, Glen Eira City Council Gallery 2009 TMDG2009, Argentina Mar del Plata[20], Arjantin 2010 Budapest, Koller Gallery[21] Macaristan Filmleri 1977 “Silence” 1978 “Towards to the Salt Celler” 1980 “Private Nightmare” 1984 Ah, Amerika! (“Ah, America!”) 1989 Vigyázat lépcső! (“Mind the Steps!”) 1993 “The Garden” 1995 “Cry!” 2001 “Black Hole – White Hole” 2004 Az idő látképei (“Time Sights”) 2008 Útvesztők (“Mazes”)

6 thoughts on “SERGİLERDEN SEÇKİLER”

  1. Guler Sanat said:

    Prof. Istvan Orosz video çalışmaları, etching, yağlıboya çalışmaları ve anamorfosis tekniğindeki çok özel işlerinden oluşan sergisi ile Ocak 2014 te Ankara, Güler Sanat’ta olacak 🙂

  2. Guler Sanat said:

  3. Nilgün Yüksel said:

    Önemli sergiler başlığı olmamış sanki. Madem otoriter ve yönlendirici bir zihniyete karşı çıkıyoruz. Neden “Önemli” diye bir başlık atıyoruz? Bunlar seçkiler olabilirdi değil mi?

    sevgiler
    NY

  4. Nilgün Yüksel said:

    Muhteşemsiniz. Bu yayını kimlerin yaptığını merak ettim. ve nasıl gözden kaçırdığımı daha çok merak ettim. Şu arşivi de iyice okuyayım. Yine yazarım size. Ve hatta bir plastik sanatlar eleştirmencisi olarak yazarım.

    Sevgiler
    NY

    • art4critic said:

      Teşekkürler Nilgün hanım! Yazılarınızı bekleriz. Bu yayını bir grup profesyonel sanat uzmanı gerçekleştirmektedir ve aramızda ulusal etik medyadan da arkadaşlarımız var. Şu anda yayınımız yüzde 5’lik bir hizmet verebiliyor. Gelecekte bu hızımızı arttırabilmek için çaba göstereceğiz. Saygılarımızla,

      Art4Critic

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s